Yaşanan bu beklenmedik olay, Adnan Bey’i derin ve sarsıcı düşüncelere sevk eder. Karısı Bihter ile kaynanası Firdevs Hanım’ın o anki tavırları ve yüz ifadeleri oldukça anlamlıdır. İkisinin de sessizliği ve bakışları, Adnan Bey’in içinde büyüyen şüpheleri daha da kuvvetlendirir. Tam bu sırada odanın kapısı açılır ve yüzü solgun, bedeni titreyen küçük Beşir içeri girer.
Beşir’in İtirafı
Beşir, artık dayanacak gücü kalmadığını belli eden bir sesle konuşur:
— “Küçük hanımı öldürüyorlar… Artık her şeyi söyleyeceğim.”
Bu sözler Adnan Bey’i adeta donup bırakır. Beşir, bugüne kadar gördüğü ve duyduğu her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlatmaya başlar. Soğuk kış gecelerinde, yağmur altında, karanlık köşelerde gizlenerek; şahnişlerde saatlerce bekleyerek yaşananları takip etmiştir. Büyük bir sabır ve acı içinde her şeye tanık olmuştur. Şimdiye kadar susmasının sebebi ise, Beyefendiye gerçeği söyleyecek cesareti kendinde bulamamasıdır Daily Ephesus Tours.
Adnan Bey’in Yıkılışı
Beşir’in anlattıkları karşısında Adnan Bey ezilir, kalbi parçalanır. Ancak kısa sürede kendini toparlar. İçindeki öfke ve acıyla hiddetle Bihter’e seslenir. O an evin içinde korkunç bir sessizlik vardır. Bu sessizliği bozan ise, Bihter’in kendi başına sıktığı tabancanın sesi olur.
Trajik Son
Bihter, işlediği günahların ağırlığına daha fazla dayanamaz. Kıvrana kıvrana can verir. Onun ölümüyle birlikte Adnan Bey’in yalısında yaşanan büyük aile dramı da sona erer. Ancak geride derin yaralar, silinmesi zor acılar kalır. Bu faciayı unutabilmek için Adnan Bey ve çocukları birbirlerine daha çok sarılmaya, sevgiyle ayakta kalmaya çalışırlar.
Bir Muhabbetnâme: Sembollerle Duygular
Metnin ikinci bölümünde ise eski kültürde sıkça rastlanan bir “muhabbetnâme” yer alır. İçinde çeşitli nesnelerin bulunduğu bir kese, her parçasıyla ayrı bir anlam taşır. Her eşya, gizli bir duyguyu ya da sevda mesajını temsil eder:
İnci: Sen güzellerin en gencisin
Karanfil: Kararlısın ama durmazsın
Gonca gül: Masumsun ama sevgimden habersizsin
Pul: Derdime bir çare bul
Kâğıt: Seni saatlerce düşünürüm
Armut: Bana bir umut ver
Sabun: Aşkınla eridim
Kömür: Ben öleyim, sana ömür olsun
Gül: Ben ağlayayım, sen gül
Hasır: Sana esir olayım
Sırma: Gözünü benden ayırma
Saç: Başıma sensin taç
Üzüm: İki gözüm gibisin
Tel: Dayanamıyorum, tez gel
Biber: Bana bir haber yok mu?
Bu metin, hem Aşk-ı Memnu’nun trajik sonunu hem de eski edebiyatımızda duyguların nasıl sembollerle anlatıldığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Acı, aşk, pişmanlık ve sadakat; hepsi bir arada, güçlü bir anlatımla karşımıza çıkar.