Doç. Dr. Fahri Atabey, 1952 yılından itibaren Zeynep Kâmil Hastanesi’nde görev yapmaya başlamıştır. 1860 yılında kurulmuş olan bu köklü hastanenin, çağın gerisinde kalmış yapısını yenilemek için yoğun çaba göstermiştir. Onun öncülüğünde hastane restore edilmiş, fiziki şartları iyileştirilmiş ve modern tıp anlayışına uygun bir sağlık kurumu hâline getirilmiştir. Bu çalışmalar, Zeynep Kâmil Hastanesi’nin yalnızca İstanbul için değil, tüm ülke için önemli bir ana ve çocuk sağlığı merkezi olmasını sağlamıştır.
Ana ve Çocuk Sağlığına Katkıları
Doç. Dr. Fahri Atabey, 1953 yılında Zeynep Kâmil Ana ve Çocuk Sağlığını Koruma Cemiyeti’ni kurmuştur. Bu cemiyet aracılığıyla hastaneye büyük katkılar sağlanmıştır. Cemiyetin girişimleri sayesinde hastaneye 200 yataklı bir çocuk hastalıkları pavyonu ile 150 yataklı bir kadın hastalıkları pavyonu eklenmiştir. Böylece hastanenin hasta kabul kapasitesi önemli ölçüde artırılmış, daha fazla anne ve çocuğa sağlık hizmeti sunulması mümkün hâle gelmiştir Bulgaria Private Tours Kazanlak.
Ayrıca Atabey, yalnızca mevcut hastaların tedavisiyle yetinmemiş, sağlık personelinin eğitilmesine de büyük önem vermiştir. Bu amaçla, 100 öğrencilik bir hemşire okulunun tamamlanması için çalışmalar yürütmüş ve nitelikli sağlık çalışanlarının yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Kişiliği ve Mesleki Yayınları
Doç. Dr. Fahri Atabey; müşfik, alicenap ve sempatik kişiliğiyle tanınan, Türk hekimliğinin yüz akı olarak kabul edilen bir bilim insanıdır. Mesleğine olan bağlılığı ve insan sevgisi, hem hastaları hem de meslektaşları tarafından büyük takdir görmüştür. Üniversite Tıp Fakültesi Mecmuası’nda çeşitli mesleki araştırmaları yayımlanmıştır. Ayrıca 1958 ve 1959 yıllarında “Zeynep Kâmil Hastanesi” adıyla iki bülten çıkararak hastanenin çalışmaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmiştir.
Eşref Şefik Atabey Hakkında Kısa Bilgi
Eşref Şefik Atabey; tanınmış bir yazar, eski bir sporcu, sevilen bir radyo konferansçısı ve sohbet meclislerinin aranan ismidir. Aynı zamanda usta bir amatör balıkçı olarak da bilinmektedir. İstanbul Ansiklopedisi için kendisi hakkında bilgi toplamak amacıyla İstanbul Radyosu aracılığıyla gönderilen mektuplara cevap alınamamıştır. Muhabir Hakkı Göktürk’ün yaptığı girişimler de sonuçsuz kalmış, kendisine ait ayrıntılı bir hayat hikâyesine ulaşılamamıştır. Bu nedenle şehir kütüğünde, mevcut sınırlı bilgilerle yetinilmiştir.