Salâhaddin Enis’in Memuriyet ve Gazetecilik Hayatı

Salâhaddin Enis, hukuk fakültesini tamamladıktan sonra, hem gazetecilik ve romancılık hem de devlet memurluğu hayatını başarıyla yürütmüştür. Bir süre Âyân Meclisi’nde kâtip olarak görev yapmış, ardından Seyrisefain kurumuna intisap etmiş ve ömrünün sonuna kadar burada hizmet vermiştir. Görev hayatının son yıllarında Devlet Denizyolları Neşriyat Müdürlüğü görevini üstlenmiştir.

Tarzı ve İstanbul’da Yeri

Enis, sadece yazarlığı ve gazeteciliğiyle değil, aynı zamanda giyim tarzıyla da İstanbul’da dikkat çeken bir sima olmuştur. Dar, kısa paçalı ve yukarı doğru genişleyen pantolonları, kalın bastonu ve cebini doldurduğu dolmakalemleri ile döneme yeni bir moda getirmiştir. Ayrıca giydiği büyük şapkalar ve boy boy ağızlıklar da onun sembol detayları arasında yer almıştır.

Enis’in yazıları zaman zaman tartışma yaratmıştır. Kadınlar aleyhine kaleme aldığı yazılar nedeniyle bir dönem “kadın düşmanı” olarak anılmış, spor karşıtı yazılarıyla da halk arasında “spor düşmanı” unvanını kazanmıştır. Tüm bu yönleriyle, Salâhaddin Enis uzun yıllar boyunca İstanbul’un unutulmaz simalarından biri olmayı başarmıştır Private Tours Bulgaria Varna.

Aile Hayatı ve Çocukları

1923 yılında, emekli alay kumandanı Mustafa Bey’in kızı ve Vehbi Paşa’nın torunu Suat Hanım ile evlenmiştir. Bu evlilikten 1925 yılında bir oğlu dünyaya gelmiştir: Cem Atabeyoğlu. Tek evlâdı olan Cem, babasının mesleğini sürdürerek gazeteciliğe adım atmıştır. Babasının vefatından sonra, henüz 16 yaşındayken Son Posta gazetesinde çalışmaya başlamış, 1940 yılında ise Cumhuriyet gazetesine geçmiştir. Hâlen bu gazetenin Yazı İşleri Müdür Muavinliği görevini yürütmektedir.

Salâhaddin Enis’in hem devlet memuru hem de gazeteci olarak geçirdiği uzun ve üretken hayatı, onun Türk basın ve edebiyat tarihinde kalıcı bir yer edinmesini sağlamıştır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top