Bir Aydının Günlük Hayatından İzler

Nurullah Ataç, nereye giderse gitsin yanında tıklım tıklım kitap ve kâğıt dolu bir çanta taşırdı. Bu çanta, onun düşünce dünyasının bir parçası gibiydi. Şapkasının altından taşan bir tutam perçemi, koluna çoğu zaman asılı duran bastonu ve kendine özgü duruşu ile hemen fark edilirdi. Kulaktan atma gözlükleri sevmez, daha çok kelebek gözlük kullanmayı tercih ederdi. Dış görünüşüyle bile bir aydın olduğunu belli eden bu ayrıntılar, onun kişiliğini tamamlayan unsurlardı.

Yazı Disiplini ve Çalışma Alışkanlığı

Ataç, yazılarını standart boyutlu kâğıtlara yazardı. Çantasından çıkardığı hokka ve kalemiyle çalışır, yazı sırasında büyük bir dikkat ve özen gösterirdi. Hem eski hem de yeni harflerle yazdığı yazılar, adeta inci dizisi gibi düzenli ve temizdi. Müsveddelerinde karalanmış, üstü çizilmiş satırlara neredeyse hiç rastlanmazdı. Çünkü yazmaya başlamadan önce konusunu iyice düşünür, vereceği hükümleri belirler ve kelimelerini özenle seçerdi. Bu yüzden kalemi kâğıt üzerinde tereddüt etmeden, akıcı bir şekilde ilerlerdi.

Ankara Yılları ve Öğretmenlik Görevi

İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında Ankara’ya gelerek Gazi Eğitim Enstitüsü’nde Fransızca öğretmenliği görevine atanmıştır. Onun Ankara’ya yerleşmesiyle İstanbul’daki bazı mekânlar önemli bir simayı kaybetmiştir. Aksaray’daki Pertevniyal Lisesi değerli bir eğitimciden, Babıali Caddesi önemli bir fikir adamından, Beyazıt’taki Eminefendi Lokantası ise damak zevkini bilen cömert bir müşteriden mahrum kalmıştır. Büyükşehir İstanbul da kendisini seven bir hemşehrisini uğurlamıştır Guided Tours Turkey.

Çevirmenlik ve Gazetecilik Dönemi

1946 ile 1950 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı’nda Fransızca mütercim olarak görev yapmıştır. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinin ardından emekliye ayrılmış ve Ulus gazetesinde yazı işleri kadrosunda çalışmaya başlamıştır. Bu dönemde yazı üslubunda belirgin bir değişim görülmüş, daha çok resmî ve kurum dili ağırlıklı ifadeler kullanmıştır.

Değişen Alışkanlıklar ve Son Yıllar

Ankara’ya yerleştikten sonra bastonunu bırakmış, kelebek gözlüğünü kulaktan atma bağa çerçeveli gözlükle değiştirmiştir. Sarma tütün yerine pipo içmeye başlamış, kalemle yazmanın yanında yazı makinesi de kullanmıştır. Ancak yazı makinesini bile kendi zevkine göre düzenlemiş, yatağında bağdaş kurarak önüne koyduğu yastıkların üzerinde yazmıştır.

Vefatı ve Ardında Bıraktıkları

Nurullah Ataç, 17 Mayıs 1957 tarihinde hayata veda etmiştir. Ardında doldurulması güç bir boşluk bırakmış, Türk düşünce ve edebiyat hayatında iz bırakan ender isimlerden biri olmuştur. Onun titizliği, dili kullanmadaki hassasiyeti ve özgün kişiliği hâlâ saygıyla anılmaktadır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top