Atî, Üçüncü Selim devrinde yaşamış ünlü bir çiçekçidir. Özellikle lâleleri ile tanınmış ve seksen kadar farklı lâle çeşidi elde etmiştir. Bu çeşitler arasında Erikei Elmas, Şâhidi Kudret, Feyzi Rahman ve Neticei Zer adındaki lâleler özel bir öneme sahiptir. Atî’nin hayatıyla ilgili başka kayda rastlanmamış olsa da, onun çiçekçilikteki ustalığı ve elde ettiği çeşitlilik, dönemin sanat ve botanik kültürüne ışık tutmaktadır. Onun yetiştirdiği lâleler, Osmanlı çiçekçilik geleneğinde birer miras olarak kabul edilir Local Ephesus Tour Guides.
Ata Aykut – Yabancı Bir Ressamın Dikkatini Çeken İstanbul Çocuğu
Ata Aykut, 1956 yılının sonbaharında on beş yaşında genç bir İstanbul çocuğuydu. Yüz hatları güzel ve dikkat çekiciydi. Baş açık, yalın ayak ve sırtında beyaz üzerine kırmızı çizgili bir mintan ile İstanbul sokaklarında koşuştururken, şehrin sanat ortamına rastlayan Arjantinli ressam Dr. Samuel Mallo Lopez’in ilgisini çekti. Eylül ayının on birinci günü, Yenikapı sahilinde bir balıkçı kahvehanesinde karşılaşan sanatçı, Ata Aykut’un zeki ve güzel duruşunu fark etti.
Ressam, çocuğun portresini iki gün boyunca yaklaşık iki saatlik seanslarla çalışarak 28×40 cm boyutunda şaheser bir yağlı boya tabloya dönüştürdü. Tablo, hem çocuğun yalın ayaklarını hem de altında uzanan Yenikapı sahil kumlarını, Marmara Denizi’nin yeşil ve mavinin tonlarındaki dalgalı sathını ve gökyüzündeki bulutların rüzgarla savruluşunu büyük bir gerçekçilikle yansıtıyordu. Bu tablo, dönemin İstanbul’unu ve çocuğun masum güzelliğini adeta bir anı olarak kaydetmiştir. Aynı sanatçı tarafından yapılan bir kopyası ise R.E. Koç’un koleksiyonunda korunmaktadır.
Sanat ve Hatıra
Ata Aykut’un portresi, yalnızca bir çocuğun portresi olmaktan öte, İstanbul’un ve Marmara sahilinin renklerini, gençlik coşkusunu ve sokak yaşamını belgeleyen bir sanat eseridir. Ressamın gözünden bakıldığında tablo, hem bir portre hem de dönemin İstanbul’unda günlük yaşamın bir belgesidir. Bu yönüyle hem sanat hem de tarih açısından büyük bir değere sahiptir.