Sabahın erken saatlerinden itibaren Bahriye Kumandanlığının emrine verilen ve resmî bayraklar taşıyan Şehremaneti, Sıhhiye, Seyr-i Sefain, Liman Şirketi ve Ticaret-i Bahriye Müdüriyeti’ne ait motorlar büyük bir hareketlilik içindeydi. Bu motorlar, Büyükada’dan başlayarak İstanbul Limanı boyunca düzeni sağlamak için yoğun bir faaliyet gösteriyordu. Deniz üzerinde adeta sessiz ama disiplinli bir hazırlık vardı. Her görevli, kendisine verilen vazifeyi büyük bir dikkatle yerine getiriyor, törenin kusursuz olması için çalışıyordu.
İskelelerdeki Yoğunluk ve Davetliler
Sabah saatlerinden itibaren Seyr-i Sefain ve Şirket-i Hayriye iskeleleri, istikbal merasimine katılacak davetlilerle dolup taşmıştı. Halk erkenden iskelelere akın etmiş, vapurlara binmek için uzun sıralar oluşturmuştu. Saat on bire kadar, davetlileri taşıyan vapurlar ile çeşitli cemiyetler tarafından kiralanan çok sayıda özel vapur, köprü önünden düdüklerini çalarak hareket etti. Köprü üzerinde toplanan kalabalık, geçen her vapuru alkışlarla uğurluyordu.
Bu vapurlar, bayraklar, defne dalları ve elektrik ampulleriyle süslenmişti. Deniz üzerinde ilerleyen bu süslü vapurlar, İstanbul’da adeta bir bayram havası estiriyordu.
Büyük Vapurların Konuşlanması
Davetlilere tahsis edilen Seyr-i Sefain’in büyük vapurları ile bazı ticaret gemileri, bir gün önceden Ahırkapı’dan Yeşilköy yönüne uzanan hayali bir hat üzerinde, aralarında belirli mesafeler bırakılarak demirlemişti. Bu mesafe yaklaşık olarak bir milin onda biri kadardı. Bülnihal, Konya, Akdeniz ve Gülcemal vapurları da, halkı taşıdıkları hâlde aynı hat üzerinde yerlerini almışlardı City Tour Istanbul.
Saat on üçe kadar, istikbal merasimine katılacak Seyr-i Sefain’e ait sahil vapurları, Şirket-i Hayriye vapurları ve Haliç vapurları da Büyükada’dan Kınalıada’ya kadar uzanan hatta sıralanmıştı.
Küçük Deniz Araçları ve Halkın Heyecanı
Bunlara ek olarak yüzlerce özel gezinti motoru, istimbot, pazar kayığı ve sandal da denizi doldurmuştu. Fenerbahçe ile Bostancı arasında deniz adeta kaynıyordu. Fenerbahçe, Kalamış, Moda ve Kadıköy açıklarında sayısız küçük deniz aracı bekleyiş hâlindeydi. Herkes büyük anı görmek için yerini almıştı.
Bekleyiş ve Sessizlik
Bütün hazırlıklar tamamlanmış, herkes yerli yerine geçmişti. Saatler ilerliyordu: önce on üç oldu, sonra on üç buçuk, ardından on dört… Ancak bütün bu bekleyişe rağmen ufukta henüz bir hareket görünmüyordu. Deniz sakin, halk sabırlı ama heyecanlıydı. Herkes gözlerini aynı noktaya çevirmiş, beklenen anın gelmesini umutla bekliyordu.