I13

I13, I24, I35, I43

İstanbul’da Modernleşme ve Yeni Açılışlar

İstanbul’da şehir yaşamının ve ulaşımın gelişmesi için yapılan çalışmalar, büyük bir hızla devam ediyor. Yeni bir eseri tamamlar tamamlamaz, hemen bir başkasına başlamak bu sürecin en önemli özelliğidir. Sabah saatlerinde, memleketimizin eğitim ve bayındırlık alanında önemli bir yere sahip Teknik Üniversite ve bu üniversiteye eklenen yeni binanın açılış töreni, değerli Maarif Vekilimiz Hasan Ali Yücel tarafından gerçekleştirilmiştir.

Gün Boyunca Birden Fazla Açılış

Aynı gün içinde İstanbul’da birden fazla eserin açılması büyük bir mutluluk ve imkan sağlamaktadır. Sabah saatlerinde Aksaray’daki Posta, Telgraf ve Telefon Merkezinin yeni binası açılmıştır. Ardından, Atatürk Bulvarı’nın tamamlanan bölümü resmen halkın kullanımına sunulmuştur. Günün ilerleyen saatlerinde, Şişhane ile Taksim arasında asfaltlanan Tarlabaşı Caddesi ve Taksim’de inşa e

I13, I21, I35, I42

Atatürk’ün Cenaze Töreninde Nöbet ve Ziyaretçiler

Atatürk’ün cenaze töreninde nöbetler tekrar değiştirildi. İki general, Osman Tufan ve Nuri Vamut, ellerindeki kılıçları kınından çıkararak tabutun etrafında yerlerini aldılar. Salonun sessizliği ve derin saygı havası, herkesin üzerinde etkiliydi. Bu sırada çelenkler getirilmeye başlandı. İlk olarak Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün çelengi sunuldu. Ardından Büyük Millet Meclisi, Meclis Başkanı, Başvekil ve Mareşal’in çelenkleri de tabutun yanına bırakıldı.

Tabutun etrafına yerleştirilen bu çelenkler, adeta bir sevgi sembolü gibiydi. Onlar Atatürk’e şunu söylüyordu: “Biz buradayız, senin yanındayız. Kalbimizi sana getiriyoruz.” Çelenkler tabutun çevresinde bir teselli gibi duruyor, büyük liderin manevi varlığına saygı sunuyordu.

Ziyaretçiler, program dahilinde salonun kule kapısından bahçeye doğru ilerliyor, Atatürk’ün huzurunda eğiliyor ve ardından salondan çıkıyorlardı. Salon

I13, I23, I32, I45

3 Ağustos 1936 – Florya’ya Gidiş

3 Ağustos 1936 tarihinde Atatürk, İstanbul’dan Ertuğrul Yatı ile hareket ederek Heybeliada ve Akayla üzerinden Florya’ya geçmiştir. Refakatinde Dahiliye Vekili Şükrü Kaya ve diğer devlet adamları bulunmaktaydı. Yolculuk sırasında, Londra Büyükelçisi Fethi Okyar ile vedalaşmış ve Büyükada’dan geçerek yanındakilerle birlikte Florya’ya ulaşmıştır. Bu yolculuk, hem resmi hem de dinlenme amacı taşımaktaydı.

10 Ağustos 1936 – Moda Kulübü Balo Töreni

10 Ağustos 1936 akşamı Atatürk, Moda Kulübü’nün Ege Vapuru’nda düzenlediği baloyu teşrif etmiştir. Baloya, refakatinde bulunan Başvekil İsmet İnönü, İktisat Vekili Celâl Bayar, Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu, Londra Büyükelçisi Fethi Okyar ve Bükreş Elçisi Hamdullah Subhi Tannöver katılmıştır. Atatürk ve devlet adamları Ege’ye Ertuğrul Yatı ile gelmiş, baloda hem eğlenmiş he

I13, I25, I34, I41

Gazi Paşa’nın Tarihî Nutku

Gazi Paşa Hazretleri, konuşmasına İstanbul halkını, şehirdeki cemiyetleri ve kendisini karşılayan bütün resmî ve sivil heyetleri selamlayarak başladı. Bu karşılamadan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Gazi Paşa, kendisine gösterilen içten ilgi ve sevginin, bugün açıkça görülen parlak tezahürlerinden derin şekilde etkilendiğini söyledi. Samimi duygularla teşekkür ettiğini özellikle vurguladı.

Sekiz Yıllık Ayrılığın Ardından

Gazi Paşa, İstanbul’dan ayrılışının üzerinden sekiz yıl geçtiğini hatırlatarak, bu sürenin hicran ve hasretle dolu anlarla daha da uzun hissedildiğini dile getirdi. Bu ayrılığın, hem kendisi hem de İstanbul halkı için büyük bir özlem yarattığını belirtti. İstanbul’un kendisinde uyandırdığı bu derin duyguların büyüklüğünün kolayca anlaşılabileceğini söyledi.

İstanbul’un Türk Milleti

I13, I21, I32, I41

Enderun Koğuş Hayatı ve Görevleri

Enderun, Osmanlı sarayının eğitim ve devlet memuru yetiştirme merkezlerinden biri olarak büyük bir öneme sahipti. Saraydaki koğuşlar, öğrencilerin ve saray görevlilerinin disiplinli bir şekilde eğitim aldığı ve hizmet gördüğü bölümlerdir. Bu koğuşlar, Darıssaade Ağalığı ve Çorlulu Ali Paşa’nın silâhdarlığı döneminde belirli kurallar çerçevesinde organize edilmiştir.

Koğuşların Yapısı ve Memuriyetler

Enderun’daki başlıca koğuşlar Hazine, Kiler ve Seferli koğuşlarıdır. Bu koğuşlarda görevler iki yolla dağıtılır: bir kısmı ocak yolu ile, bir kısmı ise istidat ve yetenek esasına göre atanır. Koğuşlarda kıdem sırası ve görev dağılımı titizlikle yapılır. Önemli görevler arasında sermahalcilik, başçavuşluk, dilsizlik hizmetleri, Hazinei Hümâyun başkollukçuluğu, çantacılık, nöbetçibaşılık ve kaftancılık yer alır

I13, I23, I34, I41

Salâhaddin Enis’in Memuriyet ve Gazetecilik Hayatı

Salâhaddin Enis, hukuk fakültesini tamamladıktan sonra, hem gazetecilik ve romancılık hem de devlet memurluğu hayatını başarıyla yürütmüştür. Bir süre Âyân Meclisi’nde kâtip olarak görev yapmış, ardından Seyrisefain kurumuna intisap etmiş ve ömrünün sonuna kadar burada hizmet vermiştir. Görev hayatının son yıllarında Devlet Denizyolları Neşriyat Müdürlüğü görevini üstlenmiştir.

Tarzı ve İstanbul’da Yeri

Enis, sadece yazarlığı ve gazeteciliğiyle değil, aynı zamanda giyim tarzıyla da İstanbul’da dikkat çeken bir sima olmuştur. Dar, kısa paçalı ve yukarı doğru genişleyen pantolonları, kalın bastonu ve cebini doldurduğu dolmakalemleri ile döneme yeni bir moda getirmiştir. Ayrıca giydiği büyük şapkalar ve boy boy ağızlıklar da onun sembol detayları arasında yer almıştır.

Enis’in yazıları zaman zaman tartışma yaratmıştır. Kadınlar aleyhine

I13, I22, I35, I41

Vasfi Bey’e Mukaddes Hanım’dan Duygusal Mektup

Giriş Osmanlı Dönemi Mektup Üslubu

Osmanlı döneminde mektuplar, günlük haberleşmenin ötesinde duyguların, sosyal ilişkilerin ve edebî zarafetin aktarıldığı önemli araçlardı. Bu mektuplarda kullanılan dil, günümüz Türkçesine göre oldukça süslü ve dolaylıdır. Mukaddes Hanım’ın Vasfi Bey’e yazdığı mektup da bu dönemin duygusal ve nazik mektup üslubunu yansıtır.

Çaresizlik ve Minnet Duygusu

Mukaddes Hanım mektubuna, içinde bulunduğu çaresizliği ve Vasfi Bey’e olan minnetini dile getirerek başlar:
“Gönlüm, sizin yüksek edebinize ve saygınıza bağlıdır. Siz benim için bir şefkât ve merhamet sembolüsünüz. Fakat, şu anda içinde bulunduğum perişan hâl, sizin lütfunuz ve desteğiniz olmadan çözülemez. Ümidim sizden yanadır.”

Burada, Mukaddes Hanım, hem kendini çaresiz hissettiğini hem de Vasfi Bey’in şefkatine

I13, I22, I34, I42

Tebriz Çevresindeki Nahiyeler

Tebriz şehri, yalnızca merkezdeki zenginlikleriyle değil, çevresindeki verimli nahiyeleriyle de ünlüdür. Bu nahiyelerin her biri adeta ayrı bir şehir gibi gelişmiş, bağları, bahçeleri, camileri, hanları ve çarşılarıyla canlı birer yerleşim merkezidir.

Üçüncü Nahiye Dideher

Dideher nahiyesi, Tebriz’in batı ve güney yönünde, şehirden yaklaşık dört fersah uzaklıktadır. Toplamda 24 köyden oluşur. Bu köylerin her biri bakımlı, düzenli ve güzellikleriyle dikkat çeker. Dideher’de camiler, hanlar, hamamlar ve küçük çarşılar bulunur. Ayrıca her köyün etrafında İrem bahçelerini andıran yeşil alanlar vardır. Bu bölge, hem doğal güzellikleri hem de halkının konukseverliğiyle ünlüdür Sofia City Tour.

Dördüncü Nahiye Tjrd

Scroll to Top