I32

I11, I25, I32, I41

Atatürk Bulvarı ve Tarihi Yıkımlar

Atatürk Bulvarı ve eski Mustafa Kemal Caddesi projeleri hazırlanırken bazı tarihi eserler ne yazık ki yıkılmıştır. Bunlar arasında Azepler Camii, Azepler Hamamı, Sekbanbaşı Mescidi, Kırkçeşmeler, Revnîçelebl Mescidi, Çandarlı İbrahimpaşa Hamamı ve Gürcü Mehmedpaşa yer almaktadır. Bu eserler, İstanbul’un tarihî dokusunun önemli parçalarıydı ve bulvarın genişletilmesi için maalesef ortadan kaldırılmıştır.

Açılış Töreni ve Nutuk

Atatürk Bulvarı’nın açılış töreninde İstanbul Valisi ve Belediye Reisi Dr. Lütfi Kırdar bir nutuk vermiştir. Konuşmasında şunları ifade etmiştir:

“Aziz ve muhterem arkadaşlar, Türk milletinin Ebedi Şefi, eşsiz kahraman Atatürk’ün yüce adını taşıyan bu bulvarın son kısmını ikmal etmiş bulunuyoruz. Şehrin Marmara kıyılarını Haliç sahillerine ve oradan da Gazi Köprüsü ile Beyoğlu’na bağlayan bu yeni yol, İs

I14, I24, I32, I44

Atatürk’ün İstanbul’dan Ebedi Ayrılışı

Tarih 10 Kasım 1938… Aziz ve ebedi şefimiz Atatürk, İstanbul’dan bir daha dönmemek üzere ayrıldı. Cumhuriyetin kurucusu, bütün bir milletin kalbinde taht kurmuş lider, ebediyen bizlerden uzaklaştı. İstanbul halkı bu elim olayı büyük bir üzüntüyle karşıladı; Atatürk’ün mukaddes naaşını günlerdir adeta bir hac merasimi gibi tavaf ediyorlardı. İnsanlar, ölüm gerçeğini bir türlü kabullenemiyor, tabutuna sarılarak son kez ona dokunmaya çalışıyor, ipek bayrağa yüzlerini sürerek içlerindeki derin acıyı ifade ediyorlardı.

Özellikle evvelki gece İstanbul, tarih boyunca benzeri görülmemiş bir yoğunluk ve üzüntü yaşadı. Şehir, gece yarısına doğru her zamanki sessizliğinden uzaklaşmış, caddeler ve geçit yerleri insan seliyle dolmuştu. Atasını son kez görmek isteyen İstanbullular, kaldırımlarda ve geçit yollarında bir araya gelmiş, saatler ilerledikçe kalabalık daha da yoğunlaşmıştı. Bu manzara

I13, I23, I32, I45

3 Ağustos 1936 – Florya’ya Gidiş

3 Ağustos 1936 tarihinde Atatürk, İstanbul’dan Ertuğrul Yatı ile hareket ederek Heybeliada ve Akayla üzerinden Florya’ya geçmiştir. Refakatinde Dahiliye Vekili Şükrü Kaya ve diğer devlet adamları bulunmaktaydı. Yolculuk sırasında, Londra Büyükelçisi Fethi Okyar ile vedalaşmış ve Büyükada’dan geçerek yanındakilerle birlikte Florya’ya ulaşmıştır. Bu yolculuk, hem resmi hem de dinlenme amacı taşımaktaydı.

10 Ağustos 1936 – Moda Kulübü Balo Töreni

10 Ağustos 1936 akşamı Atatürk, Moda Kulübü’nün Ege Vapuru’nda düzenlediği baloyu teşrif etmiştir. Baloya, refakatinde bulunan Başvekil İsmet İnönü, İktisat Vekili Celâl Bayar, Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu, Londra Büyükelçisi Fethi Okyar ve Bükreş Elçisi Hamdullah Subhi Tannöver katılmıştır. Atatürk ve devlet adamları Ege’ye Ertuğrul Yatı ile gelmiş, baloda hem eğlenmiş he

I15, I23, I32, I41

10 Ağustos 1929 Gazi Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Halkla Buluşması

Büyükelçi Ali Fethi Bey’in Evinde Karşılama

10 Ağustos 1929 günü, Paris Büyükelçisi Ali Fethi Bey, Büyükdere’deki yalısında Gazi Mustafa Kemal’i ağırlamıştır. Halk, Gazi’yi rıhtımda coşkulu bir sevinçle karşılamış ve kalabalık, yalının önünden uzun süre ayrılmamıştır. Bu yoğun ilgi, Gazi’nin halkla olan yakın bağını ve Cumhuriyet’in kurucusuna duyulan derin sevgiyi açıkça göstermektedir.

Gazi’nin Balkon Konuşması

Yemekten sonra Gazi, balkona çıkarak Büyükderelilere hitap etmiştir. Konuşmasında şunları dile getirmiştir:

“Benim için zahmet ediyorsunuz, mahcubum. Beni görmek demek yüzümü görmek demektir. Eğer benim duygularımı anlıyorsanız, bu doğru bir yoldur. Ankara’dan buraya gelmeden önce hakkımda hastadır, ölüme mahkûmdur denmişti. İşte karşınızdayım, sıhhatliyim, elim ayağım tutuyor.

I13, I21, I32, I41

Enderun Koğuş Hayatı ve Görevleri

Enderun, Osmanlı sarayının eğitim ve devlet memuru yetiştirme merkezlerinden biri olarak büyük bir öneme sahipti. Saraydaki koğuşlar, öğrencilerin ve saray görevlilerinin disiplinli bir şekilde eğitim aldığı ve hizmet gördüğü bölümlerdir. Bu koğuşlar, Darıssaade Ağalığı ve Çorlulu Ali Paşa’nın silâhdarlığı döneminde belirli kurallar çerçevesinde organize edilmiştir.

Koğuşların Yapısı ve Memuriyetler

Enderun’daki başlıca koğuşlar Hazine, Kiler ve Seferli koğuşlarıdır. Bu koğuşlarda görevler iki yolla dağıtılır: bir kısmı ocak yolu ile, bir kısmı ise istidat ve yetenek esasına göre atanır. Koğuşlarda kıdem sırası ve görev dağılımı titizlikle yapılır. Önemli görevler arasında sermahalcilik, başçavuşluk, dilsizlik hizmetleri, Hazinei Hümâyun başkollukçuluğu, çantacılık, nöbetçibaşılık ve kaftancılık yer alır

I14, I25, I32, I43

Cem Atabeyoğlu ve Salâhaddin Enis’in Vefatı

İstanbul basınının genç kuşağı arasında erdemli, dürüst ve temiz ruhlu bir isim olarak tanınan Cem Atabeyoğlu, gazetecilikte yetişmesinde büyük rol oynayan baba dostu Cevad Fehmi Başkul’dan rehberlik görmüştür. Bu süreçte Başkul, Ata­beyoğlu’na hem mesleki bilgi hem de ahlaki değer kazandırmış, ona unutulmaz bir örnek olmuştur.

Salâhaddin Enis ise 1942 yılı Haziran ayında yakalandığı zatürre hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiştir. 11 Haziran 1942’de Cağaloğlu’ndaki evinde vefat eden Enis, Feriköy Mezarlığı’nda “Salâhaddin Enis Atabeyoğlu – 1892-1942” yazılı mütevazı bir taşın altında ebedi uykusuna çekilmiştir.

Reşid Safvet Atabinen’in Hayatı

Reşid Safvet Atabinen, muharrir, diplomat ve Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu Reisi olarak tanınmış bir İstanbullu’dur. 4 Eylül 1884’te Sarıyer’de, anne tarafından büyükbabası Bede

I14, I23, I32, I43

1947 Yılında Gençler Arasında Bir Aşk Mektubu

Genç Aşıkların Hikâyesi

1947 yılında, on beş-on altı yaşlarındaki Yakub isimli bir şerbetçi çırağı, aynı yaştaki Şükran adında bir zarfcı-kutucu çırağına bir aşk mektubu göndermiştir. Bu mektup, ansiklopedinin yazı ekibinden Burhan Ülker’in armağanı olarak arşivimize girmiştir. Mektup, dönemin gençleri arasında geçen şirin bir aşk hikâyesini ve günlük yaşam sahnesini tasvir etmektedir.

Mektubun Gönderilme Anı

Yazara göre, haziran ayının tatlı bir ikindi vaktinde Yakub, kırmızı peştemali beline kuşak gibi dolamış, beyaz mintan ve açık mavi kısa pantolon giymiş, çıplak ayaklı bir gençtir. Ayak bileklerine kadar kısa gelen pantolonuyla, terlik yerine basık yemeni giymiştir. Sırtında kolları dirsek hizasında kıvrılmış mintanı, büyük parmaklı elleri ve hırçın bakışlarıyla oldukça dikkat çekicidir.

Yakub,

I11, I21, I32, I43

Tebrizin Güzelliği ve Bahçeleri

Tebriz şehri, tatlı suyu ve temiz havası sayesinde eşsiz güzellikte bağ ve bahçelere sahiptir. Bu kadar çok bağ ve gülistan, saymakla bitmez. Şehrin her köşesi adeta bir İrem bahçesi gibi aydınlık ve canlıdır. Eğlence ve dinlenme yerleriyle Tebriz, Konya’daki Meram Bağı, Aspuzu Bağı veya Sudak Bahçesi gibi ünlü mesirelerle yarışır.

Tebriz’de Acem tarzında yapılmış süslü köşkler dikkat çeker. Özellikle “Şirin Köşkü” ve “Vâmık ile Azrâ Köşkü” adeta dillerde destan olmuştur. Bizim konakladığımız Kelenter Bağı Köşkü de bunlardan biridir. Bu köşkün mimarîsi o kadar güzeldir ki Kutbeddin Muhammed Yezdî’nin hattıyla şu beyit duvara yazılmıştır:

“Â cây-ı şîrîn vâlâ-yı eyvân.” (Yıl 982)

Bu tür köşkler ve yapılar Tebriz’de çoktur; her biri ayrı bir sanat eseridir. Ancak hepsini tek tek anlatmak hem uzun olur hem de okuyucu için sıkıcı olabilir. Bu nede

Scroll to Top