Atâullah Efendi, on sekizinci yüzyılın önemli ulemasından biridir ve şeyhülislâmların elli sekizincisi olarak görev yapmıştır. Babası İbrahim Efendi’dir. İlmiye mesleğinde yükselmiş, fıkıh ilminde derin bir âlim olarak tanınmıştır. Şer’i hükümler ve usuller konusunda oldukça bilgili olmasına rağmen, fetva makamında yalnızca üç ay görev yapabilmiştir. Bu kısa süre içinde, görevini hak eden ehliyetli kişilere devretmeyip rüşvet ve yolsuzlukların önünü açtığı için Sadrâzam Şehid Ali Paşa’nın tavsiyesiyle azledilmiştir Local Ephesus Tour Guides.
Azledilmesinin ardından devlet erkânı aleyhine sözler söylediği için Sinop’a sürgün edilmiştir. Yolculuk sırasında, Trabzon’a sürülen Şeyhülislâm Ebezâde Abdullah Efendi ile birlikte bindikleri gemi Karadeniz’de şiddetli bir fırtınaya tutulmuş ve batmıştır. Abdullah Efendi bu kazada boğulurken, Atâullah Efendi mucizevi şekilde kurtulmuş ve karadan Bolu’ya ulaşmıştır. Sürgün süreci sonunda menfası Sinop’tan Bolu’ya taşınmıştır. Atâullah Efendi, 1715 yılında (H. 1127) Bolu’da vefat etmiştir.
Atâullah Efendi (Mollaçikzâde) – Rumeli Kazaskeri
On sekizinci yüzyılın sonlarında yetişmiş bir diğer Atâullah Efendi ise Mollaçikzâde olarak anılmaktadır. 1742 yılında doğan bu alim, Rumeli kazaskerliğine kadar yükselmiştir. Babası Rumeli kazaskerlerinden İshak Efendi, dedesi ise Mollaçik Mehmed Efendi’dir. Atâullah Efendi, çok güzel konuşması, tatlı sohbeti ve zengin kişiliği ile tanınmıştır.
Dönemin ünlü afyon tiryakilerinden biri olan Atâullah Efendi, kışın konağında, yazın ise yalısında misafirlerini ağırlamış ve keyifli sohbetlerle vakit geçirmiştir. Cevdet Paşa’nın Tarih kitabının onuncu cildinde anlatıldığına göre, Şumeli kazaskerliğinde bir gün Babıâli’de dava dinlerken kendisine “şeker” dedikleri afyon hali gelmiş, sanki tiryakilerle dolu kendi evindeymiş gibi davranmıştır. Bu olay, onun mizahi ve insancıl yanını göstermektedir.
Atâullah Efendi, 1812 yılında (H. 1227) vefat etmiştir. İlmiye camiasında saygın bir konuma sahip olmuş, hem hukuki hem de sosyal yönleriyle dönemin tanınmış simalarından biri olmuştur.
Genel Değerlendirme
Her iki Atâullah Efendi de Osmanlı ilmiye sınıfının farklı yönlerini temsil etmektedir. Mehmed Efendi, siyasi ve idari görevlerdeki mücadeleleriyle öne çıkarken, Mollaçikzâde, sosyal hayatı ve entelektüel çevresi ile tanınmıştır. Her iki isim de 18. yüzyıl Osmanlı ulemasının bilgi, ahlak ve kişilik bakımından çeşitliliğini göstermektedir.