Falih Rıfkı Atay’ın ilk kitabı olan Ateş ve Güneş, İkinci Dünya Savaşı sırasında Suriye ve Filistin cephelerinde yaşanan savaş ve sıkıntıları konu alır. Bu eser, yazarın gözlemlerini ve yaşadığı zorlukları aktardığı bir anı ve edebiyat çalışmasıdır. Üslubu henüz tam anlamıyla olgunlaşmamış olsa da, Cenab Şehâbeddin’in etkisi eserde hissedilir. Falih Rıfkı’nın ilerleyen dönemlerde geliştireceği serbest cümle yapısı bu eserinde daha sınırlı olarak görülür. Bu serbest cümle yapısı, Türkçenin doğallığı ve esnekliği açısından daha uygun bulunmuş, yazarın düşüncelerini daha akıcı ve özgür bir biçimde ifade etmesini sağlamıştır.
O dönemde bazı ilim ve siyaset adamları, Falih Rıfkı’nın cümlelerini “çarpık cümleler” olarak eleştirmiştir. Ancak sonraki kuşak genç yazarlar, onun sade ve akıcı dilini kendi üslup gelişimlerinde örnek almıştır. Halid Ziya ve Cenab Şehâbeddin gibi dönemin önemli yazarları, Falih Rıfkı’yı geleceğin en büyük yazarlarından biri olarak görmüş ve eserlerini övmüştür. Falih Rıfkı ise yalnızca bir edebiyatçı olarak kalmayı tercih etmemiş, aynı zamanda gazete yazarlığı ve siyasetle de ilgilenmiştir. Bu nedenle eserleri ve yazıları hem edebiyat hem de toplum hayatı üzerinde geniş yankılar uyandırmıştır Ephesus Sightseeing.
Falih Rıfkı’nın en çok tartışılan ve geniş kitlelerce okunan eserlerinden biri Zeytin Dağı’dır. Bu kitap, yazarın Filistin ve Suriye’de Cemal Paşa’nın karargâhında görev yaptığı yıllara ait gözlemlerini ve anılarını içerir. Kitap, Cemal Paşa’ya dair çeşitli yorum ve eleştiriler içerdiği için bazı çevreler tarafından yanlış anlaşılmıştır. Ancak Hüseyin Cahit Yalçın, Fikir Hareketleri dergisinde yazdığı incelemede, Zeytin Dağı’nın Cemal Paşa’yı objektif bir şekilde anlattığını ve Türk edebiyatı için değerli bir eser olduğunu vurgulamıştır. Falih Rıfkı, bu eseriyle hem kişisel gözlemlerini hem de tarihî olayları okuyucuya aktararak, edebiyat ve tarih arasında köprü kurmuştur.
Sonuç olarak, Ateş ve Güneş ve Zeytin Dağı, Falih Rıfkı Atay’ın hem edebiyatçılığı hem de gazeteciliği bir arada yürüttüğü eserlerdir. Bu kitaplar, onun serbest ve akıcı cümle yapısını, gözlem yeteneğini ve toplumsal olaylara duyarlılığını yansıtırken, Türk edebiyatında polemik ve seyahat yazısı geleneğine önemli katkılar sağlamıştır.