D35

D11, D24, D35, D45

Türk Dil ve Doğu Dilleri Araştırmalarının Önemli Bilgini

Çocukluğu ve Ailesi

Prof. Dr. Ahmed Ateş, Türkiye’nin önemli dil ve edebiyat araştırmacılarından biridir. Aslen Konyalı olan Ahmed Ateş, demir yolu ve kara yolu müteahhidi Ateşzâde Mustafa Efendi’nin oğludur. Babasının işi gereği sürekli farklı şehirlerde bulunması nedeniyle Ahmed Ateş, 1917 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Akçeköy nahiyesinde dünyaya gelmiştir Private Tours Istanbul.

Ancak resmî kayıtlarda doğum yılı 1911 olarak görünmektedir. Bunun nedeni, kendisinden önce doğan ağabeyinin küçük yaşta hayatını kaybetmesine rağmen nüfus kaydının silinmemiş olmasıdır. Ailesi, yeni doğan çocuklarını vefat eden oğullarının nüfus kaydı üzerine kaydettirdiği için Ahmed Ateş’i

D15, D23, D35, D45

Müzenin Genel Düzeni ve Amaçları

Aşağıdaki notlar 1947 yılında tespit edilmiştir ve dönemin müzecilik anlayışı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Müzenin zemin katından içeri girildiğinde, sokak kapısının tam karşısında yer alan oda Millî Mücadele’ye ayrılmıştır. Bu salon, ziyaretçilere o zorlu dönemin ruhunu yansıtmak amacıyla özenle düzenlenmiştir. Duvarlar, askerî harekâtı gösteren haritalar, krokiler ve Atatürk’ün bu yıllardaki hayatına ait fotoğraflarla süslenmiştir. Böylece ziyaretçiler, Millî Mücadele sürecini görsel materyaller aracılığıyla daha iyi anlayabilmektedir.

Millî Mücadele Salonu ve Sergilenen Eserler

Bu salonda ayrıca, büyük liderin Trablusgarp Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar geçen dönemdeki yaşamını anlatan değerli fotoğraflar da bulunmaktadır. Bu görseller, Atatürk’ün askerî ve liderlik yönünü gözler önüne sermektedir. Bunun yanı s

D13, D24, D35, D43

Atatürk’ün Ardından Yazılan Yazılar

Atatürk’ün vefatı sonrası, İstanbul gazeteleri ve dergilerde birçok makale yayımlandı. Bu yazılar hem imzalı hem de imzasız olarak, milletin derin üzüntüsünü ve saygısını yansıtıyordu. Her yazar, kendi üslubuyla büyük liderin kaybını dile getiriyor ve milletin yasını aktarıyordu.

Nurullah Ataç Yeni Sabah gazetesinde “İnsanlar eserleriyle bakidir” başlığıyla yazdı. Haber gazetesi onun arkasından daha çok konuştu. Muhiddin Birgün Son Posta’da “Onu kaybetmiş olmanın ızdırabı” diyerek halkın acısını dile getirdi. Cumhuriyet gazetesi Abidin Daver aracılığıyla “O yaşıyor” ifadesiyle Atatürk’ün fikirlerinin ve mirasının yaşadığını vurguladı Guided Turkey Tours.

Ömer Rıza Doğrul Tan gazetesinde, “Bütün dünyanın hürmet ettiği” sözleriyle Atatürk’ün uluslararası saygın

D13, D21, D35, D42

Atatürk’ün Sağlık Durumu Hakkında Resmî Tebliğler

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan resmî bildirilere göre, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlık durumu hakkında doktorları tarafından düzenli olarak raporlar verilmiştir. Bu raporlar, hem milleti bilgilendirmek hem de kamuoyundaki endişeyi azaltmak amacıyla yayımlanmıştır. Doktorların verdiği bilgilere göre Atatürk’ün sağlık durumu yakından takip edilmekte ve her gelişme resmî tebliğlerle duyurulmaktadır.

Gece ve Gündüz Raporlarının İçeriği

Yayımlanan raporlarda Atatürk’ün geceyi çoğunlukla rahat geçirdiği, sinirsel rahatsızlıkların önemli ölçüde azaldığı ve genel sağlık durumunun önceye göre daha iyi olduğu ifade edilmiştir. Nabzının düzenli olduğu, solunum sayısının ve vücut sıcaklığının normal sınırlar içinde bulunduğu belirtilmiştir. Gece yayımlanan bir başka tebliğde ise sinirsel belirtilerin tamamen geçti

D15, D25, D35, D44

3 Kânunuevvel 1930

Dişlerindeki bir rahatsızlık sebebiyle tedavi görmekte olan Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’da bir süre daha kalacağı öğrenilmiştir. Aynı gün öğleden sonra saat ikide, her zamanki maiyetinde bulunan kişilerle birlikte Elhamra Sineması’na gitmişlerdir. Saat 17.10’a kadar süren özel bir gösterimde “Gazi Çiftliğinde” adlı filmi izlemişlerdir. Bu film, kendi izinleriyle Fox şirketi tarafından çekilmiştir.

Daha sonra, Gazi’nin Amerikalılara hitaben yaptığı konuşmalarla ilgili sesli bir film de gösterilmiştir. Bu filmde, Amerika’nın Ankara Büyükelçisi İngilizce olarak Türk inkılabını anlatmakta ve Gazi’yi Amerikalılara tanıtmaktadır. Gazi ise Türkçe konuşmasında, iki demokrat milletin birbirlerine duydukları dostluk ve sevgi üzerine düşüncelerini ifade etmiştir. Bu gösterim, hem kültürel hem de siyasi bakımdan dikkat çekici bir nitelik taşımaktadır.

4 Kânunuevve

D14, D21, D35, D44

Işıklar İçinde Bir Gece Denizden İstanbul Manzarası

Havai Fişekler ve Işık Gösterileri

Gece boyunca havai fişekler atılıyor, çanak meşaleler yakılıyor ve çeşitli fişekler patlatılarak gökyüzü aydınlatılıyordu. Projektörlerin güçlü ışıkları etrafı adeta gündüz gibi aydınlatıyor, deniz ve sahil ışıklar içinde kalıyordu. Bu görkemli ışık gösterileri, törene katılanlara unutulmaz bir gece yaşatıyordu.

Hamidiye gemisinin bandosu marşlar çalarken, bazı vapurlardan bando müziği, bazılarından ise ince saz ezgileri yükseliyordu. Müzik, ışık ve tezahüratlar bir araya gelerek büyük bir şenlik havası oluşturmuştu. Gündüz yapılan törene katılan Seyrisefain’in büyük vapurları ile büyük ticaret gemileri de birer ikişer Dolmabahçe Sarayı açıklarına gelerek demirlemişti Daily Sofia Tour.

D15, D22, D35, D42

Marmara Vapuru ve Balıkesir Heyetinin Gelişi

Bu sırada Marmara Vapuru da Balıkesir’den gelen yaklaşık yüz elli kişilik heyeti taşıyarak karşımızda demirledi. Vapur baştan sona özenle süslenmişti. Güvertesinden direklerine kadar her yer rengârenk bayraklarla donatılmış, adeta bir bayram havası yaratılmıştı. Herkesin heyecanı doruktaydı. Saatlerin dikkatle takip edildiği bu anlarda, Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin treninin saat dokuzu elli geçe İzmit’e ulaşacağı öğrenilmişti.

İzmit’e Acele Yolculuk

Yaşanan bu tarihi anları dakika dakika kaydedebilmek için derhal İzmit’e geçmek gerekiyordu. Neyse ki Seyr-i Sefain İdaresi’nin kıymetli müdürü Sadullah Bey, bir motor göndererek imdadımıza yetişti. Kısa sürede karaya çıktık. İskele ile istasyon arasındaki yol olağanüstü bir şekilde süslenmişti. Güzergâh boyunca alay sancakları, Türk bayrakları, defne dalları ve çeşitli yeşillikler yer alıyordu. Ayr

D11, D24, D35, D43

Meczup Atâ Efendi ve Doktorun Hikâyesi

Atâ Efendi bir gün hastalanmıştı. Yakınları, bir doktordan rica ederek onu ziyaret etmesini istemişlerdi. Doktor Efendi yola çıkarken içinden şöyle geçirdiği söylenir:
“Mübarek adam, hastalanacak zamanı da mı şimdi buldun?”

Doktor, Atâ Efendi’nin İstavroz’daki küçük kulübesine vardığında onu hasta hâlde bulur. Atâ Efendi, doktora tebessümle bakarak şu sözleri söyler:
“Allah razı olsun, zahmet edip gelmişsin. Bir de temiz gelseydin, paşa olurdun!”

Bu sözler o an için bir latife gibi algılanmıştı. Ancak ertesi sabah doktor, hiç beklemediği bir haber aldı: Kendisine miralaylığa (albaylığa) terfi ettiği bildirilmişti. Bu olay, Beylerbeyi ve çevresinde Atâ Efendi’nin keramet sahibi olduğuna dair inancı daha da güçlendirmiştir Guided Tours Turkey.

D15, D21, D35, D42

Atâ Bey (Fayyarzâde Ahmed) Kimdir?

Atâ Bey, asıl adıyla Fayyarzâde Ahmed, Osmanlı tarih yazıcılığının önemli isimlerinden biridir. En çok, kendi adıyla anılan veya “Enderun Tarihi” olarak bilinen meşhur eserin yazarı olmasıyla tanınır. Bu eser, Osmanlı saray teşkilatı ve Enderun hakkında birinci elden bilgiler içermesi bakımından büyük önem taşır. Atâ Bey, 1810 yılında (Hicrî 1225) İstanbul’da doğmuştur.

Ailesi ve İlk Eğitimi

Atâ Bey’in babası, Enderun-ı Hümâyun’da yetişmiş ve III. Selim devrinde hizmetleriyle tanınmış olan Tayyar Ağa’dır. Bu durum, Atâ Bey’in daha çocuk yaşlardan itibaren devlet hizmetine ve saray çevresine yakın bir ortamda yetişmesini sağlamıştır. Henüz dört yaşındayken mahalle mektebine verilmiş, burada harfleri öğrenmeye başlamıştır. Beş yaşına geldiğinde ise, dönemin anlayışına uygun olarak, 1815 yılında bir muhasebe kaleminde kâtip adayı olarak gör

Scroll to Top