H31

H12, H23, H31, H45

Atatürk Bulvarı İkinci ve Üçüncü Kısımlar

Atatürk Bulvarı’nın ikinci kısmı, Yenikapı – Saraçhane arasıdır. Bu bölümün uzunluğu 1100 metre, genişliği 44 metredir. Yaya kaldırımları hariç, yolun bir parçası 12 metre genişliğinde tek yol, diğer parçası ise 8,5 metre genişliğinde çift yol olarak tasarlanmıştır. Yol kısımları beton temel üzerine mozaik parke ile döşenmiştir, yaya kaldırımları ise beton temel üzerine asfalt kaplamadır. İnşasına 1941 yılında başlanan bölüm, 1942 yılında tamamlanmıştır ve toplam maliyeti 440.000 liradır.

Üçüncü kısım, Aksaray – Saraçhane arasıdır ve uzunluğu 555 metreyi bulur. Yolun bir parçası 50 metre, diğer parçası 44 metre genişliğindedir. Yaya kaldırımları hariç, yol 8,5 metre genişliğinde iki şerit olarak inşa edilmiştir. Yol ve yaya kaldırımları beton temel üzerine asfalt ile tamamlanmıştır. İnşaatı 1943’te başlamış ve 19 Temmuz 1944 tarihinde tamamlanmıştır. Bu bölümün ma

H15, H25, H31, H43

Atatürk’e Duyulan Saygı ve İtimat

Atatürk’ün ilme verdiği değer, insanlığa olan sevgisi ve şefkatli yaklaşımı, çevresindekiler tarafından her zaman büyük bir takdirle izlenmişti. Onun insanlığa karşı duyduğu sorumluluk ve evrensel prensiplere bağlılığı, sadece sözde kalmaz; her fırsatta çevresine de bu değerleri telkin ederdi. Mim Kemal, Atatürk’ün bu yönlerini anlatırken, onun hem insani hem de bilimsel düşüncelerini veciz kelimelerle ifade etmeye çalışıyordu. Atatürk, ilme duyduğu saygıyı ve bilgiyi bir yaşam prensibi olarak benimsemişti; insanlara ve devlete olan sevgisini de bu prensiplerle birleştirirdi.

Koma ve Son Anlar

Mim Kemal, anlatırken birden koltuğundan fırlamış gibi ayağa kalktı ve sonbahar rüzgârlarını derin derin içine çekti. Ardından “Başka ne söylememi istiyorsun? Anladın mı?” der gibi bakıyordu. Tarihin en acı ve hüzünlü anlarını ağır ağır dile getirdi. O sırada Atat

H13, H22, H31, H43

Ağustos 1928 Gazi Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Etkinlikleri ve Yeni Türk Harflerinin Tanıtımı

“Gazi” Motörünün Denize İndirilmesi

1928 yılı Ağustos ayında, Seyrisefain tarafından yaptırılan “Gazi” motörü denize indirilmiştir. Bu motor, Gazi Mustafa Kemal’in Boğaziçi’nde yapacağı geziler ve resmi deniz etkinliklerinde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Aynı gün Sarayburnu gazinosunda, Mısır’dan İstanbul’a gelmiş olan ünlü sanatçı Münire Mehdiye bir konser vermiştir. Gazi’nin bu dönemde hem sosyal hem de kültürel etkinliklere ilgi gösterdiği görülmektedir.

11 Ağustos 1928: Yeni Türk Harfleri Konferansı

11 Ağustos’ta Gazi, Dolmabahçe Sarayı’nda dairelerinde çalışmalarını sürdürmüştür. Bu günün önemli etkinliklerinden biri, Muallim İbrahim Necmi Bey tarafından verilen konferanstır. Konferansta, Gazi’nin maiyetinde bulunan devlet erkânı ve sarayda bulunan milletvekilleri yeni Türk harfleri hakkında bilgilend

H14, H24, H31, H44

Ertuğrul Yatının İstanbul’dan Hareketi

Ön direğinde Riyaset-i Cumhur bayrağı bulunan Ertuğrul Yatı, sabah saatlerinde İstanbul’dan hareket etmiştir. İlk olarak Kartal istikametine doğru ilerleyen yat, daha sonra Maltepe açıklarından dönerek Büyükada yönüne yönelmiştir. Bu seyir sırasında denizde büyük bir hareketlilik ve heyecan hâkimdi. Ertuğrul Yatı’nın geçişi, hem karadan hem de denizden ilgiyle takip edilmiştir.

Büyükada’daki Karşılama Töreni

Bu sırada Büyükada iskelesinde bulunan Burgaz vapurundan, Reisicumhur Hazretlerine saygı ve bağlılıklarını sunmak üzere oluşturulan on altı kişilik ilk heyet, Şehremaneti’ne ait “İstanbul” motoru ile Ertuğrul Yatı’nın yanına hareket etmiştir. Heyet, yatın güvertesinde Gazi Paşa Hazretleri tarafından kabul edilmiştir. Bu kabul, büyük bir nezaket ve resmiyet içerisinde gerçekleşmiştir

H14, H22, H31, H45

İkinci Atanasios ve Patriklik Dönemi

İkinci Atanasios, İstanbul’un fethinden sonra Fener Rum Ortodoks Patrikliği yapmış önemli bir dini liderdir. Tarihçi Meshüpoliu Demitrios Prekopiu, Atanasios’u Yunan ve Latin dillerine hâkim bir şair, filozof, hatip ve edebiyatçı olarak tanımlar. Ancak onun keyfi idaresi, kilise çevrelerinde hoşnutsuzluk yaratmış ve seçilmesinden yalnızca kırk gün sonra azledilmiştir.

Atanasios, azledildikten sonra Selanik’e kaçmış, buradan Papaya müracaat ederek Patrikliği yeniden üstlenmek için aracılık talep etmiştir. Ancak Papa, yalnızca Katolik Kilisesine geçmesi durumunda böyle bir aracılık yapılabileceğini söylemiş ve Atanasios bunu reddetmiştir. Bunun üzerine bir süre Eflâk ve Bulgaristan’da dolaşmış, ömrünün son yıllarını ise İstanbul’da geçirmiştir.

Atanasios IV Kısa Süreli Patriklik

Atanasios IV, Fener Rum Ortodoks Patriklerinin 202. patriği olarak görev yapmış

H11, H22, H31, H45

Salâhaddin Enis Atabeyoğlu Hayatı ve Ailesi

Salâhaddin Enis Atabeyoğlu, Türk edebiyatının önemli romancı, hikâyeci ve gazetecilerinden biridir. Realizm akımının öncülerinden sayılan Enis, aynı zamanda İstanbul’un karakteristik simalarından biri olarak tanınır. 1892 yılında, jandarma subayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi nedeniyle Antalya’da dünyaya gelmiştir. Babası, jandarma albaylığı görevinden emekli olmuş, aslen Artvinli ve Gürcistan’ın Atabek soyundan gelmektedir. Annesi Naime Hanım ise İzmir’in Çeşme ilçesinin seçkin ailelerindendir.

Ailesi, tarih ve kültür açısından oldukça köklüdür. Meşhur Sevr Antlaşmasını Şûrayı Saltanatta reddeden tek isimlerden biri olan Topçu Feriki Ali Hıfzı Paşa, Salâhaddin Enis’in amcasıdır. Ayrıca kalemi ve radyo konuşmaları ile tanınan spor adamı Eşref Şefik Atabey ve Zeynep Kâmil Hastanesi Başhekimi Dr. Fahri Atabey de aynı ailenin kökünden gelmektedir. Salâhaddin Enis, ailenin üç çocu

H12, H21, H31, H44

Gerçeğin Ortaya Çıkışı

Yaşanan bu beklenmedik olay, Adnan Bey’i derin ve sarsıcı düşüncelere sevk eder. Karısı Bihter ile kaynanası Firdevs Hanım’ın o anki tavırları ve yüz ifadeleri oldukça anlamlıdır. İkisinin de sessizliği ve bakışları, Adnan Bey’in içinde büyüyen şüpheleri daha da kuvvetlendirir. Tam bu sırada odanın kapısı açılır ve yüzü solgun, bedeni titreyen küçük Beşir içeri girer.

Beşir’in İtirafı

Beşir, artık dayanacak gücü kalmadığını belli eden bir sesle konuşur:

— “Küçük hanımı öldürüyorlar… Artık her şeyi söyleyeceğim.”

Bu sözler Adnan Bey’i adeta donup bırakır. Beşir, bugüne kadar gördüğü ve duyduğu her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlatmaya başlar. Soğuk kış gecelerinde, yağmur altında, karanlık köşelerde gizlenerek; şahnişlerde saatlerce bekleyerek yaşananları takip etmiştir. Büyük bir sabır ve acı içinde her

H15, H23, H31, H45

Tebrizin Kervansarayları

Tebriz, tarih boyunca ticaret yolları üzerinde önemli bir durak olmuştur. Şehirde 200 kervansaray bulunur. Bu kervansaraylar hem dinlenme hem de konaklama yerleri olarak hizmet vermiştir. En meşhurları şunlardır:

Zübeyde Kervansarayı

Şah Cihan Kervansarayı

Şah İsmail Kervansarayı

Pir Budak Han Kervansarayı

Âlem Şah Begüm Kervansarayı (Şah Cihan’ın kızına aittir)

Bu yapılar, mimari güzellikleriyle olduğu kadar, tüccarlara sundukları güvenli barınma imkânı ile de dikkat çekmiştir.

Tüccar ve Bekâr Hanları

Tebriz’de ayrıca 70 tüccar hanı bulunmaktadır. En bilinenleri Cafer Paşa Hanı, Şah Bende Han Hanı, Beğim Hanı ve Baba Hakkı Kervansarayıdır. Bu hanlarda ticaretle uğraşan zengin tüccarlar kalır ve mallarını güvenle saklarlardı

Scroll to Top